Hikingturkey Logo
Homepage in Deutsch English homepage
   
  Ana sayfa
  Bizi tanıyın
  Ekibimiz
  Resim galerisi
  İletişim
  Faydalı linkler
  Turlarımız
    Expedisyon
    Yurtdışı turları
    Yurtiçi turları
    Haftasonu turları
  Bilgi sayfalarımız
    Zorluk derecelendirmesi
    Tur kayağı
    Outdoor ekipmanları
    Trekking hazırlığı
    Sağlık bilgileri
    Düzeyli turizm
    Gezi haberleri
    Hava durumu
 
Düzeyli Turizm

Türkiye'de veya yurtdışında olsun, amacımız düzeyli bir turizm faaliyetinde bulunmak. Turizmin genel olarak bakıldğında ülke için önemli bir gelir kaynağı olduğu doğrudur. Ancak gördüğümüz şu ki, Türkiye'de yapılan turizmden elde edilen gelir sadece belli kesimler tarafından paylaşılıyor. Turizm amaçlı rant kavgası uğruna doğa tahrip ediliyor, kültürümüz yozlaştırılıyor. Yaklaşık 30 yıldan beri köylerimiz boşalmakta, köylerin nüfusunun azalmasıyla birlikte köylerdeki yaş ortlaması korkunç bir hızla yükseliyor ve günümüzde köylerde genç insanlara rastlamak mümkün değil. Türkiye'de kırsal kesimin turizmden nasibini alması gerektiğine inanıyoruz. Ve bu da ancak doğa ve kültür turizminin gelişmesiye meydana gelebilecektir. Ancak deniz boyuna tatile gelmiş insanı kitlerler halinde Toros Dağları'ndaki köylere çıkarırsak, bunun sonucu felaket olacaktır. İşte burada düzeyli turizm anlayışının önemi ortaya çıkmakta. Düzeyli turizm denildiğinde önemiyle ortaya çıkan iki unsur vardır. Bunlar:

  • Doğa
  • Kültür ve iş istihdamı

Doğanın içinde turistik faaliyette bulunuyorsak, doğaya sahip çıkmamız gerekir. Ve buna herkesin sahip çıkması gerekir. Doğada turizm faaliyetinde bulunan herkesi doğa turizmi yapıyormuş gibi sınıflandıramayaz. Akdeniz sahilllerinde birçok firma sahilden çıkıp günübirlik Jeep turları düzenlemektedir. Kendilerine göre bu da doğa turizmi oluyor. Bu çok büyük bir yanlıştır. Doğada araç yollarından ayrıldıktan sonra, motorlu araçlarla yapılan her tür faaliyet doğaya zarar verir. Jeeplerin kullandıkları güzergahlarda bakıldığında plastik şişeden geçilmiyor. Bir denetim mekanizması olmadığından bunun önüne geçmek de şu durumda mümkün değil gibi görünüyor. Doğada zaten tükenmeye yüz tutmuş yaban hayatı büyük zararlar görüyor, gürültü yüzünden yer değiştirmek, hatta göç etmek zorunda kalıyorlar. Karadeniz dağlarına baktığımızda ise, dünyanın sadece geri kalmış ülkelerinde izin verilen Helikopterli kayakçılık faaliyetlerine izin veriliyor. Bu faaliyetler sonucunda bizim cennet diye adlandırdığımız Karadeniz Dağları çok büyük zarar görmekte. Hatta düşen çığlar yüzünden bazı köyler ciddi risk altındadır. Doğada yaşayan masum, korumasız yaban hayatının sıkıntılarını ise tekrarlamaya gerek yok. Bu yüzden doğada yapılan turistik faaliyetler konusunda devlet tarafından ciddi adımlar atılması gerekir. Ancak burada sorumluluk başlıca faaliyetleri yapanlara aittir ve bu konuda doğaya saygılı, düzeyli bir turizm yapmalıdır.

Doğada turizm yapıyorsak, ve bu doğada insanlar yaşıyorsa, bunun mutlaka entegrasyonu sağlanmalıdır,

 


çünkü doğada bir kaza olduğunda, ilk müdaheleyi yapanlar köylülerdir. Onların bu doğanın bir parçası olduğu gerçeğini unutmamalıyız. Bu tabii ki tek taraflı olmamalıdır. Onlar bize yardımlarda bulunuyorsa, hatta bundan da önemlisi, onlar bu doğanın bir parçalarıysa, o zaman kazanmak konusunda da birlikte olmak gerekir. Doğa turizmi gelişirken ''faaliyetlerimiz sayesinde bu köylülere nasıl gelir sağlarız?'' sorusunu da sormalı ve bunu önemli bir hedef haline getirmeliyiz. Doğa turizmi bilinçli bir şekilde büyütüldüğünde, zamanla birçok insan bu faaliyetlerden gelir elde edebilir. Bu çok uzun bir süreç gibi görünebilir, belki de öğledir de, ancak uzun vadede kalıcı sonuçlar elde edilecektir. Avusturya, Almanya'nın güney kesimi, İsviçre ve İtalya'nın kuzeyinde yaşayan insanlar bundan 100 yıl önce okuma yazma bilmiyorlardı. Günümüzde ise bu ülkelerin köylerinin bir çoğu geçimini doğa turizminden sağlamakta. Zaten ülkemizde bir çok alanda istikrar sağlayamamızın sebebi, bir şeyi yaparken çok kısa vadeli düşünerek yapmamızdan kaynaklanmıyor mu? Bu alanda da hem devlete, hem de firmalar ve bireylere büyük görevler düşüyor.
Sahile yakın köylere kitle turizminden gelen günübirlik 'köy turu' ve 'Jeep turu' adı altında bir çok turist getirilmekte. Bu gelen turistler 'herşey dahil' adlı turizme gelmiş ve bu otellerden üzerinde mayosu ile alınıp, köy turuna çıkarılıyorlar. Bu faaliyetlerde para uğruna köylerde yaşayan insanlarımızın örf ve adetleri, kültürel ve ahlaki değerleri umursanmamaktadır. Bu tür faaliyetlere katılan insanların elbette ki suçu yok, çünkü bunlar faaliyeti yapan kişiler tarafından bilinçlendirilmelidir. Bu kontrölü sağlamak ise kitle turizmide sağlamak imkansız gibi görünüyor. Doğa turizmi mutlaka küçük gruplar şeklinde yapılmalıdır.

Yukarıda saydıklarımızı göz önünde bulundurarak biz firma olarak her zaman doğayı korumaya önem verdik ve doğaya uyumlu turistik faaliyetlerde bulunduk ve halen bulunmaktayız. Doğada oluşan çöplerimiz mutlaka özenle doğadan geriye getiririz, plastik kullanmamaya özen gösterir ve tek kullanımlık malzeme kullanmayız. ''Dünya bize atalarımızdan miras kalmadı, biz onu çocuklarımızdan ödünç aldık' ilkesine her zaman sadık kaldık. Faaliyetlerimizde gittiğimiz köylere mutlaka bir gelir sağlamaya çalışıyoruz. Faaliyetlerimize bir şekilde yöre halkını da entegre ederek, bunlara belli bir gelir sağlamaya çalışıyoruz. Bunlarla birlikte, kırsal kesimde bizim faaliyetlerimize katılacak kişileri mutlaka önceden örf ve adetlerimiz, kültürümüz ve ahlaki değerlerimiz hakkında bilgilendiriyoruz. Bunları sadece kendi ülkemizde değil, gittiğimiz diğer ülkelerde de uyguluyoruz.

İşte bizim düzeyli turizm anlayışımız budur!

 

Kesit Tourism and Travel Agency
Çağlayan Mah. 2007 Sokak No. 7 - 07230 Antalya / Türkiye
Tel: +90 242 323 14 14 Faks: +90 242 323 96 66
E-mail : info@kesit.com - Tursab Lisans No.: 3528
 
Site Meter